florya@tarhankoleji.k12.tr 0(212)598 98 76

Dijital dergimiz OKU-YORUM’un yedinci sayısı yayında!

tarhanegitimkurumlari-okuyorum-dergisi

Dergi Adı: OKU-YORUM

Tema Adı: Dünyamızı Aydınlatan Çocuklara ve Gençlere TATİL REHBERİ

Dergi Bölümleri Fihrist:

#Bölüm 1 Ön Söz

#Bölüm 2 Bu Kez Zil Tatil İçin Çaldı!

#Bölüm 3 TARHAN’da Neler Oluyor?

  • Tarhan’da Yeni Yıl Coşkusu
  • CIP Projelerimiz Kapsamında Tarhan Kolejinde Sosyal Sorumluluk Çalışmaları
  • Okul Öncesi Life 101 Dersleri
  • Aile Katılımı İle Zenginleşen Öğrenme

#Bölüm 4 Kulağa Küpe Olsun

  • Tatil Döneminde Etkili Öğrenmeyi Destekleyen Öneriler: Dengeli Tatil Planı
  • Kış Güneşi Evin İçine Doğduğunda: Tatilin Gerçek Ritmi
  • Başarıya Götüren Alışkanlıklar
  • Bir Sınıftan Bir Hayata Uzanan İlham
  • Ülkemizin Parlayan Yetenekleri: İz Bırakan Çocuklar ve Gençler
  • Kış Aylarında Beslenme, Sağlık ve Hareket Önerileri

#Bölüm 5 Yeni Deneyimler, Yeni Yolculuklar

  • Kariyer Farkındalığı: Gençler İçin Yol Haritası
  • Bir Romandan Fazlası: ÇALIKUŞU
  • Çocukların Keşfedilmeyi Bekleyen Yıldızlar Olduğunu Vurgulayan Filmler

#Bölüm 6 Bilginin İzinde

  • Kış Tatilinde Dijital Keşif: Ekranları Süper Güce Dönüştürün!
  • Öğrenciler İçin Odaklanma, Planlama ve Zaman Yönetimi
  • Teknolojiyle Sağlıklı İlişki Kurabilmenin Önemi
  • Sınava Hazırlanan Öğrenciler İçin Bedensel, Zihinsel ve Duygusal Refahın Önemi

#Bölüm 7 Yöneticilerimizin Tatil Mesajları

Yeryüzündeki Yıldızlara…

Sevgili Öğrencilerim,

Gökyüzü mü daha parlak, yoksa her gün okul koridorlarında rastladığım gözleriniz mi?

Benim için cevap çok net, tabi ki gözleriniz. Sizler, keşfedilmeyi bekleyen birer yıldızsınız. Her birinizin içinde, doğru dokunuşla parlamaya hazır, benzersiz bir ışık gizli. İnanıyorum ki  sizler sadece yarının değil, bugünün de en büyük umut kaynağısınız. Doğru yönlendirildiğinizde, yeteneklerinize alan açıldığında ve en önemlisi “yapabilirsin” dendiğinde, bir yıldız gibi siz de dünyamızı aydınlatma gücüne sahipsiniz.

Tarhan ailesi olarak en büyük vizyonumuz, işte o içindeki gücü henüz fark etmemiş yıldızları keşfetmek ve onlara parlayabilecekleri bir gökyüzü sunmaktır. Çünkü biz biliyoruz ki; potansiyeliniz bir tohum gibidir, sevgi ve doğru rehberlikle birleştiğinde devasa bir çınara dönüşür.

Bu sayımızı hazırlarken tek bir hayalimiz vardı: Dünyayı aydınlatan siz çocukların ve gençlerin yoluna küçük bir fener tutabilmek. Sayfaları okurken; “⁠Tarhan’da Neler Oluyor?” bölümünde okulumuzdaki başarı dolu anlara tanıklık edecek, ilham veren öğretmen hikayeleri ile hayallerin nasıl gerçeğe dönüştüğünü görecek, film ve kitap tavsiyeleriyle bir film karesinde ya da roman karakterinde kendinizi bulacaksınız. Ayrıca kariyer yol haritaları ile geleceğinize dair ilk adımları planlayacak, sınav hazırlık rehberi ve sağlık tavsiyeleriyle hem zihnen hem bedenen zinde kalmanın yollarını keşfedeceksiniz.

Kış mevsimi sadece doğanın uykuya daldığı bir dönem değil, toprağın altındaki tohumların güç topladığı bir hazırlık evresidir. Siz de bu tatilde bol bol dinlenin, hayal kurun ve sizi siz yapan o özel yeteneklerinizi fark edin. Dünya sizin ışığınızla aydınlanıyor. Siz parladıkça dünya daha güzel bir yer olacak. Sömestir tatilinin sadece bir dinlenme süreci değil, kendi iç dünyanıza yapacağınız heyecan verici bir yolculuk olduğunu unutmayın.

Işığınızın hiç sönmediği, keşiflerle dolu harika bir tatil geçirmeniz dileğiyle… Sevgiyle, ilhamla ve umutla kalın…

Elif ARSLAN

Ortaokul & Lise Sayısal Bölüm Başkanı

Dijital Dergi Editörü

Bu Kez Zil Tatil İçin Çaldı!
Tatil, çoğu zaman yalnızca takvimde açılan boş bir alan gibi algılanır. Oysa bu boşluk, aslında yoğun bir iç doluluğun başlangıcıdır. Zilin tatil için çalması, yalnızca derslerin sona erdiğini değil; bireyin kendisiyle baş başa kalabileceği bir zamanın başladığını haber verir. Bu zaman, ne tamamen plansız bir savrulma ne de üretim baskısıyla örülü bir süreçtir. Tatil, anlamını tam da bu ikisi arasındaki dengede bulur.
Eğitim süreci boyunca edinilen bilgi, hızla tüketilen bir içerik değildir; sindirilmek, düşünceye dönüşmek ve kişisel anlam katmanlarıyla derinleşmek ister. Tatil, bu derinleşmenin doğal alanıdır. Günlük telaşın geri çekildiği, zorunlulukların sesini kıstığı bu dönem, öğrenmenin görünmez fakat en kalıcı evresini temsil eder. İnsan, bu süreçte yalnızca dinlenmez; fark eder, yeniden değerlendirir ve iç dünyasını düzenler.
Verimli bir tatil, zamanı bütünüyle doldurmakla değil, ona nitelik kazandırmakla mümkündür. Okunmamış bir kitabın sayfaları arasında yavaşça ilerlemek, uzun süredir ertelenen bir düşünceye nihayet kulak vermek ya da yalnızca sessizliğin kendisini dinlemek… Bunların her biri, zihinsel üretkenliğin farklı biçimleridir. Tatil, bireyin kendi ritmini keşfetmesine imkân tanır; hızın yerini derinlik, tekrarın yerini anlam alır.
Akademik açıdan bakıldığında tatil, bilişsel yenilenmenin temel koşullarından biridir. Sürekli uyarılan zihin, bir noktadan sonra yüzeysel düşünmeye mahkûm olur. Oysa dinlenmeye alan açılan zihin, daha yaratıcı, daha eleştirel ve daha bütüncül düşünme kapasitesi geliştirir. Bu bağlamda tatil, eğitimin karşıtı değil; onun tamamlayıcı unsuru olarak değerlendirilmelidir.
Edebi bir perspektiften ise tatil, insanın kendine ayırdığı uzun ve sakin bir zamandır. Bu zaman içinde kişi, yaşamını aceleyle tüketmek yerine onu okumayı öğrenir. Günler sayılardan ibaret olmaktan çıkar; anlam, anların içine yerleşir. Tatil, bireyin hem kendisiyle hem de dünyayla kurduğu ilişkinin dilini sadeleştirir.
Sonuç olarak, bu kez zil yalnızca bir bitişi değil; bilinçli bir durmayı, yeniden yön bulmayı ve güçlenerek devam etmeyi simgeler. Tatil, doğru değerlendirildiğinde bir kopuş değil, sürekliliğin en verimli hâlidir. Zamanın yavaşladığı bu aralıkta kazanılan farkındalık ise, yeni başlangıçların en sağlam temelini oluşturur.
Ve şimdi zaman, acele etmeyi bırakıyor. Günler, bir yerlere yetişmek için değil; fark edilmek için var oluyor. Tatil, takvimden taşarak insanın içine yerleşiyor. Zihnin gürültüsü yavaşça susarken, düşünceler kendi sesini buluyor. Belki bir sabah ışığında, belki uzun bir akşam sessizliğinde… Bu kez zil, yalnızca tatil için değil; durmanın, dinlemenin ve yeniden başlamanın mümkün olduğunu hatırlatmak için çalıyor. Çünkü insan, kendine zaman ayırdığında, hayata daha anlamlı bir yerden devam ediyor.
Rukiye ŞAHİN                                                                                                                                                 Tarhan Koleji Okullar Koordinatörü

TARHAN’da Neler Oluyor?

Tarhan’da Yeni Yıl Coşkusu

Yeni bir yıla girerken takvimler kadar kalplerimizin de tazelendiği anlar vardır. Tarhan Koleji olarak bizler, bu anı tüm kampüslerimizde aynı heyecanla, aynı coşkuyla ve aynı aidiyet duygusuyla karşıladık. Yeni yıl, yalnızca bir başlangıç değil; paylaşmanın, birlikte üretmenin ve umutla yarınlara bakmanın da simgesidir.

Bu yıl kampüslerimizde düzenlenen panayırlar ve birbirinden renkli etkinlikler, öğrencilerimizin enerjisiyle adeta bir şenliğe dönüştü. Kahkahaların yankılandığı stantlar, emekle hazırlanan etkinlikler, öğrencilerimizin yaratıcılığını ve sosyal becerilerini sergiledikleri anlara sahne oldu. Her kampüste aynı ruh, aynı neşe ve aynı “Tarhanlı olma” bilinci hissedildi.

Tarhan Koleji ailesi olarak, yeni yılı karşılamanın en güzel yolunun birlikte gülmek, birlikte üretmek ve birlikte anı biriktirmek olduğuna inanıyoruz. Tüm kampüslerimizde yaşanan bu coşkulu anlara, renkli karelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Tarhan Koleji Maltepe Kampüsü

Tarhan Koleji Florya Kampüsü

Tarhan Koleji Başakşehir Kampüsü

Tarhan Koleji Etimesgut Kampüsü

Tarhan Koleji “Yepyeni Bir Yıl” Sergisi

Yeni yılın; öğrenmenin, umut etmenin ve birlikte büyümenin yılı olması dileğiyle…

Elif ARSLAN                                                                                                                                                   Ortaokul & Lise Sayısal Bölüm Başkanı

CIP Projelerimiz Kapsamında Tarhan Kolejinde Sosyal Sorumluluk Çalışmaları

Tarhan Koleji, eğitim anlayışını akademik başarının ötesine taşıyarak; etik değerlere sahip, toplumsal sorumluluk bilinci gelişmiş ve çağın gerektirdiği becerilerle donatılmış bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır. “Eğitimde bütüncül gelişim” vizyonu doğrultusunda öğrencilerimizin zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimini destekleyen çalışmalar, eğitim programlarımızın temelini oluşturmaktadır.

Bu anlayışın önemli bir yansıması olan CIP (Community Involvement Projects – Toplumsal Katılım Projeleri), lise öğrencilerimizin toplumsal sorunlara duyarlı bireyler olarak aktif rol almalarını ve öğrenmelerini yaşamla ilişkilendirmelerini sağlamaktadır. CIP projeleri sayesinde öğrencilerimiz empati kurma, sorumluluk alma, iş birliği ve liderlik becerilerini geliştirirken akademik kazanımlarını gerçek yaşam deneyimleriyle pekiştirmektedir.

Tarhan Koleji’nde yürütülen CIP çalışmaları, öğrencilerimizin yalnızca bugüne değil geleceğe de hazırlanmalarını hedefler. Topluma katkı sağlamanın bireysel gelişimin ayrılmaz bir parçası olduğunu deneyimleyen öğrencilerimiz, küçük adımların büyük değişimlere dönüşebileceğini yaşayarak öğrenmektedir.

Tarhan Koleji olarak inancımız; eğitimin değerle anlam kazandığı ve topluma dokundukça güçlendiğidir. CIP projelerimiz, bu anlayış doğrultusunda öğrencilerimizin hayatında kalıcı izler bırakmaya devam etmektedir.

📌Tarhan Kolejinde eğitim; bilgiyle başlar, değerlerle büyür, toplumla anlam kazanır.

Gerçekleştiren Eğitim ve Projelerden Örnekler

🔗 Podcast/Gönüllülüğün Gücü: Liseden Dünyaya Uzanan Bir Hikaye

🔗 Tarhan’da CIP

🔗 Sabancı Üniversitesi İşbirliğiyle CIP

🔗 Dünya Dışarda Günü-CIP Öğrencilerinin Çalışmaları

🔗 CIP Eğitimi

🔗LÖSEV Farkındalık Haftası

🔗Sabancı Üniversitesi CIP Eğitimi

🔗Huzurevi Ziyareti-Fotoğraf Projesi

🔗Çocuk Hakları Projesi

Burcu GÜVEN                                                                                                                                                   

Fen Bilimleri / Biyoloji Öğretmeni

Okul Öncesi Life 101 Dersleri

Okul öncesi dönem, yalnızca akademik kazanımların değil; hayata dair becerilerin de temellerinin atıldığı çok özel bir süreçtir. Peki çocuklar sorumluluk almayı, görev bilinci geliştirmeyi, kendine güvenmeyi ve günlük yaşamın içinde aktif bir birey olmayı ne zaman öğrenir?

Life 101 dersleri tam da bu noktada devreye girer. Bu derslerde çocuklar, yaşlarına uygun görev ve sorumluluklar üstlenerek öğrenme sürecinin aktif bir parçası hâline gelir. Verilen her görev; çocukların kendilerini değerli hissetmelerini, “yapabilirim” duygusunu deneyimlemelerini ve özgüven kazanmalarını destekler.

Life 101’de amaç, çocuklara hazır bilgiler sunmak değil; onların denemesine, karar vermesine ve sorumluluk almasına alan açmaktır. Konuya göre şekillenen görevler sayesinde çocuklar, hem bireysel becerilerini fark eder hem de grup içinde işbirliği yapmayı öğrenir. Bu süreçte problem çözme, iletişim kurma ve sorumluluk bilinci doğal bir şekilde gelişir.

En kıymetli kazanımlardan biri ise çocukların günlük yaşamla bağ kurmasıdır. Life 101 dersleri, öğrenmenin yalnızca sınıf içinde değil, hayatın her alanında devam ettiğini çocuklara hissettirir. Küçük görevlerle başlayan bu yolculuk, çocukların kendilerine güvenen, sorumluluk alabilen bireyler olarak büyümelerine katkı sağlar.

Biz de okul öncesi Life 101 derslerimizde, çocukların gelişimlerini destekleyen bu süreci her kampüsümüzde farklı uygulamalarla zenginleştiriyoruz. Ortaya çıkan çalışmalar, çocukların öğrenme sürecinden ne kadar keyif aldıklarını ve sorumluluk üstlenmekten ne kadar gurur duyduklarını gösteriyor.

Life 101 dersleriyle çocukların sorumluluk almayı, özgüven geliştirmeyi ve günlük yaşamla bağ kurmayı nasıl deneyimlediklerini görmek ister misiniz?

Kampüslerimizde gerçekleşen çalışmalara ait paylaşımlara aşağıdaki linklerden göz atabilirsiniz.

Tarhan Koleji Maltepe Kampüsü

Tarhan Koleji Florya Kampüsü

Tarhan Koleji Başakşehir Kampüsü

Tarhan Koleji Etimesgut Kampüsü

Ceren AYKANAT                                                                                                                                                 Okul Öncesi Öğretmeni

Aile Katılımı İle Zenginleşen Öğrenme

Okul öncesi dönem, çocukların dünyayı keşfetmeye başladığı en özel zamanlardan biri. Bu yolculukta sınıf ortamı kadar, sınıfa eşlik eden sesler, yüzler ve paylaşılan anlar da öğrenmenin bir parçası haline geliyor. Peki bir çocuk için, ailesinin okul ortamında yer alması ne ifade eder?

Ailelerin sınıfa misafir olması, yalnızca bir etkinliğe katılmak değildir. Bu buluşmalar; çocuğun kendini güvende hissetmesini, öğrenmeye daha açık olmasını ve okul ile ev arasındaki bağı güçlendirmesini sağlar. Çocuklar için “benim dünyam önemli” duygusu pekişirken, öğrenme süreci de doğal bir şekilde derinleşir.

Aile katılımı sayesinde sınıf ortamı daha zengin, daha gerçek ve daha anlamlı hale gelir. Farklı meslekler, deneyimler ve bakış açıları sınıfa taşınır; çocuklar öğrenirken gözlem yapar, soru sorar ve meraklarını paylaşır. En önemlisi de öğrenmenin yalnızca okulda değil, hayatın her alanında devam ettiğini fark ederler.

Bu süreç aileler için de kıymetli bir deneyimdir. Çocuklarının öğrenme yolculuğuna yakından tanıklık etmek, sınıf içi dinamikleri görmek ve birlikte üretmek; aile–okul işbirliğini güçlendirir. Ortaya çıkan bu bağ, çocukların kendilerini daha değerli ve desteklenmiş hissetmelerine katkı sağlar.

Biz de bu dönemde, okul öncesi sınıflarımızda ailelerimizi sınıf ortamına davet ederek, öğrenme sürecini birlikte zenginleştirdik. Paylaşılan anlar, yapılan etkinlikler ve kurulan bağlar; öğrenmenin ne kadar güçlü bir şekilde çoğalabildiğini bir kez daha gösterdi.

Aile katılımıyla birlikte daha da anlam kazanan bu güzel paylaşımları ve kampüslerimizde gerçekleşen çalışmaları aşağıdaki bağlantılar üzerinden inceleyebilirsiniz.

Tarhan Koleji Maltepe Kampüsü Aile Katılımı

Tarhan Koleji Maltepe Kampüsü Aile Katılımı

Tarhan Koleji Başakşehir Kampüsü Aile Katılımı

Tarhan Koleji Etimesgut Kampüsü Aile Katılımı

Ceren AYKANAT                                                                                                                                                 Okul Öncesi Öğretmeni

Kulağa Küpe Olsun…

Tatil Döneminde Etkili Öğrenmeyi Destekleyen Öneriler: Dengeli Tatil Planı

Tatil dönemleri, öğrenciler için yalnızca akademik sürecin geçici olarak durduğu zamanlar değil; öğrenmenin biçim değiştirdiği, zihinsel yenilenmenin mümkün hâle geldiği önemli bir evredir. Bilimsel çalışmalar, öğrenmenin sürekliliğinin ancak dengeli dinlenme, yapılandırılmış tekrar ve zihinsel esneklikle sağlanabildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle tatil, tamamen derslerden kopulan bir boşluk olarak değil; planlı fakat baskısız bir gelişim alanı olarak ele alınmalıdır.

Dengeli Tatil Planının Temel İlkeleri

Etkili bir tatil planı, üç temel unsur üzerine kurulmalıdır: dinlenme, akademik süreklilik ve kişisel gelişim. Bu unsurlardan herhangi birinin ihmal edilmesi, tatilin verimini düşürür. Sürekli ders çalışmak zihinsel tükenmişliğe yol açarken, tamamen akademik bağlamdan kopmak öğrenme kaybını artırabilir. Bu nedenle günlük zaman dilimlerinin sınırlı ama düzenli şekilde planlanması önerilir.

Günde 1–2 saatlik nitelikli akademik çalışma, öğrenilen bilgilerin korunması açısından yeterlidir. Bu süre, uzun ve yorucu çalışma blokları yerine kısa, odaklı ve amaç temelli oturumlar hâlinde düzenlenmelidir. Öğrencinin kendi öğrenme hızına uygun bir tempo belirlemesi, akademik motivasyonun korunmasını sağlar.

Zihinsel ve Akademik Gelişimi Destekleyen Etkinlikler

Tatil döneminde öğrenme yalnızca ders kitaplarıyla sınırlı kalmamalıdır. Okuma alışkanlığı bu süreçte merkezi bir rol oynar. İlgi alanına uygun edebi eserler, deneme kitapları, bilimsel-popüler yayınlar; kelime dağarcığını geliştirirken düşünme becerilerini de güçlendirir. Ayrıca belgesel izlemek, kısa araştırmalar yapmak ve günlük tutmak da bilişsel farkındalığı artıran etkinlikler arasındadır.

Zihinsel gelişimin yanı sıra boş zamanın nitelikli değerlendirilmesi de önemlidir. Spor, doğa yürüyüşleri, sanatla ilgilenmek veya yeni bir beceri edinmek; öğrencinin stres düzeyini azaltır ve öğrenmeye karşı olumlu tutum geliştirmesine katkı sağlar. Araştırmalar, fiziksel hareketlilik ile akademik performans arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Sınav Grubu Öğrencileri İçin Özel Öneriler (YKS – LGS)

YKS ve LGS’ye hazırlanan öğrenciler için tatil dönemleri, eksiklerin tespit edilmesi ve temel kazanımların güçlendirilmesi açısından kritik bir fırsattır. Bu süreçte yoğun konu yüklemesi yapmak yerine, temel tekrar ve analiz odaklı çalışma benimsenmelidir.

  • Konu Tekrarı: Daha önce öğrenilmiş konuların kısa özetlerle gözden geçirilmesi, bilginin kalıcılığını artırır.

  • Soru Analizi: Az sayıda fakat nitelikli soru çözümü yapılmalı; yanlışlar mutlaka nedenleriyle birlikte incelenmelidir.

  • Deneme Sınavları: Tatil süresince sınırlı sayıda deneme uygulanabilir; ancak asıl amaç puan değil, eksik alanların belirlenmesi olmalıdır.

  • Bireysel Çalışma Programı: Öğrencinin kendi seviyesine uygun, esnek ve sürdürülebilir bir plan oluşturması önemlidir.

Özellikle sınav grubu öğrencilerinin tatilde kendilerini sürekli bir yarış içinde hissetmemeleri gerekir. Akademik başarı, yalnızca yoğun çalışmayla değil; sağlıklı bir zihin ve dengeli bir yaşam düzeniyle mümkündür.

Tatil, öğrenmenin durduğu değil; biçim değiştirdiği bir süreçtir. Doğru planlandığında tatil dönemi, öğrencinin hem akademik hem de zihinsel olarak güçlenmesini sağlar. Dengeli bir tatil planı, bireyin kendini tanımasına, eksiklerini fark etmesine ve yeni döneme daha hazır başlamasına olanak tanır. Eğitim yolculuğunda tatil, bir ara değil; gelişimin sessiz ama etkili bir basamağıdır.

Rukiye ŞAHİN                                                                                                                                                 Tarhan Koleji Okullar Koordinatörü

Kış Güneşi Evin İçine Doğduğunda: Tatilin Gerçek Ritmi

Kış güneşinin pencerelere vurduğu yarıyıl tatili günleri, okulun yoğun temposundan biraz uzaklaşıp evdeki en değerli bağları fark etmek için müthiş bir zaman. Sınıflarda ve koridorlarda her gün şuna şahitlik ediyoruz: Akademik başarıda motivasyonu sağlayan asıl yakıt, öğrencinin sırtını yasladığı o huzurlu aile iklimidir. Arkasında güven dolu bir destek hisseden her genç, hayattaki en karmaşık problemleri bile çok daha cesurca göğüsleyebilir. Tatili sadece derslere verilen bir mola olarak değil, birbirimizin dünyasına konuk olduğumuz bir keşif süreci olarak görmek bu yüzden çok kıymetli.

Bakış açımızı biraz genişletelim: Bazen çocukların ve gençlerin dünyasına girmek için uzun nutuklara hiç gerek yoktur. İletişim, sadece aynı masada oturmak değil, aynı merakın peşinden heyecanla gitmektir. Gençlerle bağ kurmak; bazen mutfakta bir tarifin matematiğini beraber çözmekten, bazen de “Sen ne düşünüyorsun?” diyerek onların fikirlerine gerçekten kıymet vermekten geçer. Onların en büyük ihtiyacı, bitmek bilmeyen öğütler değil; “Seni duyuyorum ve seninle vakit geçirmekten keyif alıyorum” diyen o sahici paylaşımlardır.

Okul başarısının sırrı, sarsılmaz aile bağlarının sunduğu güvende gizlidir. Bu tatilde, her günü bir karne başarısı gibi değil, birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı olarak değerlendirelim. Birlikte gerçekten gülebildiğiniz, birbirinizin sesini kalbinizle duyabildiğiniz bir kış arası, hayattaki en kıymetli ödüldür.

Sözü eyleme dökme vakti: Bu güzel niyetleri somut birer anıya dönüştürmek isterseniz, evdeki sıcaklığı artıracak 3 küçük kış görevi sizi bekliyor:

Ailece Kış Görevleri

Mutfak Laboratuvarı: Birlikte mutfağa girip yeni bir tarif deneyin. Malzemeleri oranlarken matematiği, sabırla pişmesini beklerken doğanın yasalarını paylaşın.

Hikaye Avcılığı: Eski aile fotoğraflarını ve anıları ortaya dökün. Kendi köklerini ve hikayelerini ilk ağızdan dinleyen bir genç, geleceğe çok daha sağlam adımlarla ilerler.

Fikir Sofrası: Gelecek dönem için ortak hayaller kurun. Herkesin birer “proje yöneticisi” olduğu eğlenceli bir planlama seansı yapın.

Zihninizin tazelendiği, kahkahalarınızın evin her köşesinde yankılandığı ve birbirinize olan bağınızın her geçen gün daha da güçlendiği harika bir yarıyıl tatili diliyorum. Sevgiyle ve merakla kalın!

Seval TOGRAL                                                                                                                                                  Ortaokul & Lise Koordinatörü

Başarıya Götüren Alışkanlıklar

“Başarılı olmak için çok mu zeki olmak gerekir?” Hepimizin zihnini meşgul eden o meşhur soru… Genellikle başarının, sadece “üstün bir zekaya” sahip olanların kapısını çaldığına inanırız. Oysa perde arkasındaki gerçek çok daha ilham verici. Başarı; sihirli bir değnek değil, sabırla atılan küçük adımların, doğru alışkanlıkların ve her düştüğünde yeniden ayağa kalkma cesaretinin toplamıdır.

Gerçek farkı yaratan, nasıl çalıştığınızın yanı sıra ne kadar çalıştığınızdır, ne kadar zaman ayırdığınızdır. Zirveye odaklananlar, devasa hedefler altında ezilmek yerine hedeflerini küçük, yönetilebilir parçalara bölerler. Onlar için zaman, savrulan bir kavram değil bilinçli kullanılan bir hazinedir. Düzenli tekrarın gücüne inanır, disiplini bir yük değil, bir özgürlük aracı olarak görürler.

Başarılı insanların ortak bir özelliği vardır: Hata yapmaktan korkmazlar! Onlar için yapılan her yanlış, her başarısız deneme aslında bir “son” değil; öğrenme sürecinin en doğal parçasıdır. Mesele hiç düşmemek değildir asıl mesele, dizlerindeki tozu silkeleyip her seferinde daha güçlü bir şekilde ayağa kalkabilmektir.

Pek çok kişi için tatil, zihni tamamen kapatmak anlamına gelse de vizyon sahibi gençler için tatil dönemleri bir duraklama değil, bir derinleşme fırsatıdır. Merak ettikleri alanlara dalmak, yeni kitaplar keşfetmek, düşünmek ve üretmek için en verimli zamandır. Çünkü biliyoruz ki başarı; sadece çalışmakla değil, öğrenmeyi tutkuyla sevmek ve çok istemekle mümkündür.

Başarının formülünü merak ediyorsanız, Barış Özcan’ın Başarı İçin 10000 Saat Kuralı” videosunu izlemenizi öneririm.

Bu tatilin, dünyamızı aydınlatan çocuklar ve gençler için yalnızca bir mola değil; doğru alışkanlıklar edinerek geleceğe atılan güçlü adımların başlangıcı olması dileğiyle…Elif ARSLAN                                                                                                                                                   Ortaokul & Lise Sayısal Bölüm Başkanı

Bir Sınıftan Bir Hayata Uzanan İlham

Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren öğrenme serüvenimiz başlar. Eğer şanslıysak okul hayatımızda iyi bir öğretmene denk geliriz. Bir çocuk için okul ikinci yuva ve öğretmen de aile üyesidir.

Ben, şanslı öğrencilerdendim. Beni çok seven ve üzerimde  varlığını  hep hissettiren bir öğretmene sahiptim. Lisede matematik dersiyle aram hiç iyi olmadı. Matematiği yapamadığım için kendimi başarısız bir öğrenci zannederken Edebiyat Öğretmenimin bir sözü beni derinden etkiledi: “İyi yazarların sayısalı kötü olur.” Bu sözden sonra kendimi ünlü bir yazar gibi hissetmiştim. Her gün yeni hikayeler yazıp öğretmenime gösteriyordum. Sonra bir gün öğretmenim: Kitap okumadan hikaye yazılmaz dedi, aradan biraz zaman geçince kütüphanemin oluştuğunu fark ettim.

Kitap okuma sevgisini bana kazandıran ve mesleğiyle bana örnek olan Edebiyat Öğretmenim, hayatımın dönüm noktası oldu. Bugün, mesleğimi çok severek yapıyorum. Bu mesleği yaparken de öğrencilerine ışık olan Veli Öğretmenimi anıyorum…

Burcu DİKİCİ
Türkçe Öğretmeni

Ülkemizin Parlayan Yetenekleri: İz Bırakan Çocuklar ve Gençler

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir.” sözü, bugün eğitim dünyasında yaşanan her olumlu gelişmede anlamını yeniden buluyor. Bir öğretmen olarak, sınıfa her girdiğimde yalnızca bilgi aktarmadığımı; çağdaş, sorgulayan, üreten ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirme sorumluluğunu taşıdığımı hissediyorum.

Türkiye’de son yıllarda çocuklar ve gençler, bilimden sanata, spordan sosyal sorumluluğa uzanan geniş bir yelpazede önemli başarılara imza atıyor. Akademik alanda, uluslararası satranç turnuvalarında ülkemizi başarıyla temsil eden Yağız Kaan Erdoğmuş, disiplinli çalışmanın, akılcı düşünmenin ve erken yaşta verilen nitelikli eğitimin somut bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. TEKNOFEST’te projeleriyle derece alan öğrencilerimiz ise, Atatürk’ün işaret ettiği “bilim ve akıl rehberliğinde ilerleme” anlayışını günümüz teknolojisiyle buluşturuyor.

Sanat alanında genç piyanist Can Saraç, uluslararası sahnelerdeki başarılarıyla Cumhuriyet’in sanata verdiği değerin yaşayan bir yansımasıdır. Sanatla iç içe büyüyen çocukların estetik bakış açısı gelişirken, özgür düşünme ve kendini ifade etme becerileri de güçleniyor. Bu yönüyle sanat eğitimi, çağdaş ve aydın birey yetiştirmenin vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor.Spor ve toplumsal farkındalık alanında ise Sümeyye Boyacı, azmi ve kararlılığıyla yalnızca sportif başarı değil; yılmadan ilerlemenin, kendine inanmanın güçlü bir örneğini sunuyor.

Tatiller ise bu sürecin önemli bir tamamlayıcısıdır. Okul temposundan uzaklaşılan bu dönemlerde çocuklarımızın okumaya, araştırmaya, sanata, spora ve doğayla temas etmeye zaman ayırması; onların zihinsel ve duygusal gelişimini destekler. Bir kitabın satırlarında, bir deney masasının başında ya da bir sosyal sorumluluk fikrinde atılan küçük adımlar, ileride büyük izler bırakabilir.

Türkiye’nin parlayan çocukları ve gençleri, Atatürk’ün aydınlattığı yolda ilerleyen, çağdaş dünyanın gerekleriyle donanmış bireyler olarak yetişiyor. Biz eğitimcilerin görevi; onların ışığını görmek, doğru şekilde yönlendirmektir. Çünkü biliyoruz ki, Cumhuriyet’i yaşatacak olanlar, bugün merak eden ve öğrenen çocuklarımızdır.

Sevcan IŞIK                                                                                                                                                       Modern Diller Öğretmeni

Kış Aylarında Beslenme, Sağlık ve Hareket Önerileri

Kış ayları geldiğinde çoğumuzun günlük rutini değişiyor. Daha erken kararan günler, soğuyan hava ve kapalı alanlarda geçirilen uzun saatler.. Peki bu değişim, beslenme alışkanlıklarımızı ve hareketli yaşamımızı nasıl etkiliyor?

Soğuk havalarda daha ağır yiyeceklere yönelmek ya da hareketi ertelemek çok tanıdık bir durum. Ancak bu dönemde vücudumuzun ihtiyacı olan şey, aslında biraz daha dengeli beslenme, yeterli hareket ve kendimize iyi gelen küçük rutinler. Mevsim sebze ve meyveleriyle desteklenen öğünler, yeterli su tüketimi ve düzenli uyku; bağışıklık sistemini korumanın en temel adımları arasında yer alıyor.

Peki hareket? Dışarı çıkmak her zaman mümkün olmayabilir ama bu, hareketsiz kalmak zorunda olduğumuz anlamına gelir mi? Ev içinde yapılabilecek basit egzersizler, kısa yürüyüş molaları, müzikle hareket etmek ya da küçük ritim çalışmaları; hem bedenimizi hem de zihnimizi canlı tutmaya yardımcı olur.

Aslında mesele, “ne kadar spor yaptığımızdan” çok, günlük hayatta harekete ne kadar yer açabildiğimiz. Çünkü hareket; sadece fiziksel sağlığı değil, ruh halimizi ve enerjimizi de doğrudan etkiler.

Unutmayalım ki sağlıklı alışkanlıklar, hem bedenimizi hem de ruh halimizi besler.

Peki bu dengeyi günlük hayata taşımaya ne dersiniz? O halde sizler için hazırlamış olduğumuz linklere göz atabilirsiniz.

Kış Aylarında Sağlıklı Beslenme

Kış Aylarında Hareket Önerileri

Ceren AYKANAT                                                                                                                                                 Okul Öncesi Öğretmeni

Yeni Deneyimler, Yeni Yolculuklar…

Kariyer Farkındalığı: Gençler İçin Yol Haritası

“Kendini keşfet, yolunu çiz, geleceğini tasarla!”


Gelecek bir anda karşımıza çıkmaz; adım adım keşfedilir!  Kariyer farkındalığı, gençlerin “Ben neyim, neyi seviyorum ve ne yapabilirim?” sorularına cevap aradığı heyecan dolu bir yolculuktur.  Bu yolculukta denemek serbest, hata yapmak doğal, vazgeçmemek ise en büyük güçtür. İlgi alanlarını keşfeden, yeteneklerini fark eden ve hedeflerini özgüvenle belirleyen gençler, geleceğin güçlü bireyleri olur. Unutmayın, kariyer tek bir yol değildir; bazen virajlı, bazen sürprizli ama her zaman öğretici bir maceradır. Önemli olan, başkalarının haritasını değil, kendi rotasını çizebilen bireyler olabilmektir. Her adımda yeni bir şey öğrenmek, kendine biraz daha güvenmek demektir.

Cesur ol, denemekten ve yolunu çizmekten çekinme. Çünkü en heyecan verici yolculuk, kendi hikâyeni yazdığın yolculuktur. Şimdi tam zamanı, geleceğini sen tasarla!

Etkili Kariyer Planlama Teknikleri

Kodlamayla Geleceğini Tasarla!

Gençlere Kariyer Yolculuğunda Tavsiyeler

Doğru Kariyer Planı Nasıl Yapılmalıdır?

Kariyer Planı Örnekleri

Rezzan ARSLAN
Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Bir Romandan Fazlası: ÇALIKUŞU

İnsanı derinden etkileyen bazı kitaplar vardır.

Lise hayatım boyunca beni derinden etkileyen kitaplardan biri de Çalıkuşu romanıydı. Reşat Nuri’nin eşsiz anlatımı, dili kusursuz kullanması ve verilen mesaj kalbime dokunmuştu. Feride karakterinin kırıldığında kaçan ama her defasında yeniden doğan o inatçı kalbinde bir şeyler bana tanıdık geldi.

Belki de bu yüzden Çalıkuşu kendime tuttuğum bir aynaydı. Feride’nin Anadolu’nun tozlu yollarında ışık saçan bir öğretmene dönüşmesi, acının insanı nasıl olgunlaştırdığını ama aynı zamanda da nasıl yumuşattığını okuyanlara gösterdi. Bugün öğretmenlik mesleğini yaparken zamanında bu romanla yolumu kesiştiren ve kariyerime yön veren öğretmenimin kulaklarını çınlatırım. Canım Feride, bana çok şey öğrettin. İyi ki tanışmışız.
Burcu DİKİCİ
Türkçe Öğretmeni

Çocukların Keşfedilmeyi Bekleyen Yıldızlar Olduğunu Vurgulayan Filmler

Her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir potansiyel vardır. Bir öğretmen olarak yıllar içinde şunu net biçimde gözlemledim: Çocukların yetenekleri çoğu zaman sessizdir; doğru zamanda karşılarına çıkan bir film ya da kurulan anlamlı bir sohbet, bu sessiz gücü görünür kılar. Nitelikli kültürel içeriklerin eğitim sürecinin vazgeçilmez tamamlayıcıları olduğu inancıyla aşağıdaki filmleri izlemenizi tavsiye ediyorum.

İlkokul Düzeyi (7–10 Yaş)

Bu yaş grubunda çocukların kendilerini tanımaları, farklılıklarını kabul etmeleri ve özgüven kazanmaları büyük önem taşır.

🎬 Film: Her Çocuk Özeldir (Taare Zameen Par)
Her çocuğun farklı bir öğrenme yolu olduğunu anlatan bu film, empati duygusunu güçlendirirken “başarmanın tek bir yolu olmadığı” mesajını etkileyici biçimde verir.

🎬 Film: Paddington
Farklılıklarıyla kabul görmeye çalışan sevimli bir karakter üzerinden aidiyet, empati ve kendin olabilme temalarını işler. Küçük yaş grupları için sıcak ve öğretici bir anlatı sunar.

 

Ortaokul Düzeyi (11–13 Yaş)

Bu dönemde çocuklar kim olduklarını ve neye ilgi duyduklarını keşfetmeye başlar.

🎬 Film: Billy Elliot
Toplumsal kalıplara rağmen yeteneğinin peşinden giden bir çocuğun hikâyesi, cesaret ve kararlılığın önemini güçlü biçimde ortaya koyar.

🎬 Film: Wonder (Mucize)
Fiziksel farklılıkları nedeniyle dışlanan bir çocuğun okul hayatını konu alan bu film, empati, saygı ve içsel gücün önemini etkileyici bir dille anlatır. Sessiz kalan çocukların da görülmeye ihtiyacı olduğunu hatırlatır.

 

Lise Düzeyi (14–17 Yaş)

Gençlerin hayata yön verme sürecinde ilham, rol modeller ve kararlılık ön plana çıkar.

🎬 Film: October Sky
Bilime olan tutkusu sayesinde hayallerinin peşinden giden bir gencin öyküsü, Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözünü çağrıştıran güçlü bir örnektir.

🎬 Film: Freedom Writers
Eğitimin dönüştürücü gücünü ve öğretmen-öğrenci bağının önemini vurgulayan, gençlerin kendi hikâyelerini fark etmelerine ilham veren etkileyici bir yapımdır.

🎬 Film: The Theory of Everything
Fiziksel engellere rağmen bilimsel üretimden vazgeçmeyen Stephen Hawking’in yaşamından kesitler sunan bu film, insan potansiyelinin doğru destekle nasıl açığa çıkabileceğini çarpıcı biçimde gösterir.

Bu filmler, çocukların yalnızca izleyici olmalarını değil; düşünen, sorgulayan ve kendini tanıyan bireyler olarak gelişmelerini destekler. Tatil dönemleri ise bu tür nitelikli içeriklerle çocukların iç dünyasına dokunmak için önemli bir fırsattır.

Biz eğitimcilerin ve velilerin ortak görevi; çocukların içindeki yıldızları fark etmek, onları kendi yollarında ilerlemeleri için cesaretlendirmektir. Çünkü biliyoruz ki, geleceği aydınlatacak olanlar, bugün keşfedilen ve desteklenen çocuklardır.

Sevcan IŞIK                                                                                                                                                       Modern Diller Öğretmeni

Bilginin İzinde…

Kış Tatilinde Dijital Keşif: Ekranları Süper Güce Dönüştürün!

Kış tatili kapıda…

Hepimiz biraz yavaşlamayı, sıcak bir içecekle koltuğumuza çekilmeyi hak ettik. Ancak hayatın içindeki o matematiksel dengeyi unutmamamız gerek. En iyi dinlenme, sadece durmak değil, zihni yeni bir enerjiyle “güncellemektir.” Tatili, öğrenmeye verilen bir mola değil; merak ettiğimiz şeylerin peşinden daha özgürce gittiğimiz bir keşif süreci olarak görebiliriz.

Bilişsel alanlarda yapılan araştırmalar bizlere, stratejik ve eğlenceli zihin egzersizlerinin bilişsel esnekliği yüksek oranında artırdığını söylemekte. Dijital dünya hakkında elimizde olan verileri değerlendirecek olursak asıl önemli olanın, dijital dünyayı bir zaman tuzağı olmaktan çıkarıp, kendi “başarı asistanımıza” dönüştürebilmek olduğunu söyleyebiliriz.

Kendi dijital dünyamızı, doğru araçlarla donattığımızda bizi hem çok mutlu edecek hem de bizlere çokça faydalı olacak devasa bir oyun alanına dönüştürebiliriz. Tatilinizi hem eğlenceli hem de öğretici kılacak birkaç öneriyi sizlerle paylaşmak isterim.

  • Sayıların Estetiği (Matematik): Matematiği bir sayı yığını değil, bir evren dili olarak görün. Khan Academy gibi araçlarla zorlandığınız konulara birer “strateji oyunu” gözüyle bakın. Karmaşık bir problemi çözdüğünüzdeki o başarma hissi, en sevdiğiniz oyunun en zor seviyesini geçmekle aynı tahtta.
  • Dil Öğreniminde Oyunun Gücü: Duolingo veya Busuu gibi uygulamalar, dil öğrenmeyi bir video oyunu kadar sürükleyici hale getirebiliyor. Günde sadece 15 dakika ayırarak yeni bir dilin ve kültürün kapılarını aralayabilirsiniz.
  • Evinizdeki Bilim Laboratuvarı (Fen): PhET Simulations gibi platformlar sayesinde laboratuvarı evinize taşıyın. Moleküllerle oynamak veya yerçekimine meydan okumak için önlüğe ihtiyacınız yok, sadece meraklı bir gözlemci olmanız yeterli.
  • Zihin Sarayınızı İnşa Edin: Sadece başkalarının dünyasını okumakla yetinmeyin. Okuduğunuz kitapları, izlediğiniz belgeselleri Notion veya Canva gibi araçlarla görselleştirerek kalıcı hale getirin. Üretmek, öğrenmenin en estetik halidir.

Veliler ve öğretmenler için küçük bir not: Dijital araçlar sadece birer tüketim nesnesi değil, birer üretim aracıdır. Stanford Üniversitesinin çalışmaları, teknolojinin pasif izleme yerine etkin katılım için kullanıldığında öğrenme kalitesini artırdığını kanıtlıyor.

Bu tatilde ekran sürenizi “kaydırmak” yerine “keşfetmek” için kullanmaya ne dersiniz? Bunun için sizlerle Kış Tatili Keşif Ajandasını paylaşmak isterim. Disiplinli bir planın içine biraz sevgi ve bolca merak kattığımızda, aşamayacağımız hiçbir engel yok. Merakınızın hiç üşümediği, zihin açıcı bir yarıyıl tatili diliyorum!

Kış Tatili Keşif Ajandası

  • Matematik: Khan Academy’de seni en çok zorlayan 2 konuyu bulmaca gibi çöz.
  • Fen Bilimleri: PhET üzerinden bir enerji simülasyonuyla deneme yap.
  • Dil ve Edebiyat: Duolingo’da 7 günlük bir seri yakala veya bir klasik kitap oku.
  • Yaratıcılık: Bu tatilde öğrendiğin en şaşırtıcı bilgiyi Canva ile görselleştir.

Seval TOGRAL                                                                                                                                                  Ortaokul & Lise Koordinatörü

Öğrenciler İçin Odaklanma, Planlama ve Zaman Yönetimi

Günümüz sınıflarında öğretmenlerin en sık karşılaştığı durumlardan biri, öğrencilerin derse başlamakta ve derste kalmakta zorlanmasıdır. Dikkat çabuk dağılıyor, verilen görevler yarım kalıyor, zaman yetmiyor. Oysa çoğu zaman sorun, isteksizlikten değil; odaklanma, planlama ve zaman yönetimi becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanıyor.

İlkokul çağındaki bir çocuktan bu becerileri kendiliğinden geliştirmesini beklemek gerçekçi değil. Tıpkı okumayı ve yazmayı öğrettiğimiz gibi, odaklanmayı, plan yapmayı ve zamanı kullanmayı da öğretmemiz gerekiyor. Çünkü öğrenme, sadece bilgiyle değil; o bilgiyi yönetebilme becerisiyle anlam kazanıyor. Çoğu zaman “Dikkatini topla” demekle yetiniyoruz. Ancak çocuklar için dikkat, soyut bir kavramdır. Ne zaman başladığını, ne zaman bittiğini ve nasıl sürdürülebileceğini bilmezler. Sınıf içinde bunu somutlaştırmak mümkündür. Kısa süreli çalışmalar, net yönergeler ve belirli başlangıç–bitiş sinyalleri çocukların odaklanmasını kolaylaştırır. Örneğin, bir etkinliğe başlamadan önce “Bu çalışmaya 10 dakika boyunca odaklanıyoruz” demek ve süreyi görünür kılmak, çocuğun zihnini derse hazırlar. Odaklanma süresi uzadıkça, öğrencinin özgüveni de artar. Çünkü çocuk, başarabildiğini fark eder. Planlama becerisi, genellikle yetişkinlere özgü bir beceri gibi düşünülür. Oysa çocuklar, doğru yönlendirmeyle plan yapmayı çok erken yaşta öğrenebilir. Sınıf içinde yapılan bir etkinliği adımlara bölmek, planlamanın ilk basamağıdır. “Önce ne yapacağız, sonra ne gelecek?” sorusu, çocuğun zihninde bir yol haritası oluşturur. Çocuklar için zaman, soyut bir kavramdır. “Birazdan”, “sonra” ya da “çabuk” gibi ifadeler, onlar için net bir anlam taşımaz. Bu nedenle zamanı görünür kılmak büyük önem taşır. Sınıf içinde süre tutmak, zamanlayıcı kullanmak ya da etkinlikleri belirli dakikalara bölmek, öğrencinin zamanı hissetmesini sağlar. Zamanla çocuk: “Bu süre bana yetiyor mu?” sorusunu kendine sormaya başlar. Örneğin Tarhan İlkokulu 3. Sınıf öğrencilerim ile haftalık değerlendirmelerimizi uygularken tuttuğumuz zaman gibi. Öğrenciler tamamen zamanın farkında ve kendi yönettikleri, strateji uyguladıkları bir değerlendirmenin içerisinde oluyorlar. Bizler, öğrencilerin zamanı yönetmelerinde rehberlik ediyoruz fakat yönetimi tamamen öğrencilere bırakıyoruz. Ya bu yönetimi öğrencilerimize vermeseydik?

Zaman yönetimi gelişen bir öğrenci, sadece derslerde değil; günlük yaşamında da daha düzenli ve sorumluluk sahibi olur. Çünkü zamanını yöneten çocuk, aslında kendini yönetmeyi öğrenir. Bu beceriler, doğrudan anlatılarak değil; yaşatılarak ve tekrar edilerek kazanılır. Öğretmenin görevi, mükemmel planlar beklemek değil; süreci birlikte yönetmektir. Öğrenciye alan tanımak, hata yapmasına izin vermek ve her denemeyi bir öğrenme fırsatı olarak görmek, bu sürecin temelidir.

Öğretmen artık sadece ders anlatan değil; öğrenmeyi düzenleyen, yönlendiren ve kolaylaştıran kişidir. Odaklanabilen, plan yapabilen ve zamanını yönetebilen bir öğrenci, akademik olarak da daha güçlüdür. Ancak daha da önemlisi, kendi öğrenme sürecinin sorumluluğunu alabilen bir birey olma yolunda ilerler. Sınıf içinde uygulanan küçük stratejiler, öğrencilerin büyük farklar yaratmasına olanak tanır. Belki de yapmamız gereken şey, çocuklara daha fazla bilgi vermek değil; o bilgiyi nasıl yöneteceklerini öğretmektir. Çünkü gerçek başarı, ne öğrendiğimiz kadar; nasıl öğrendiğimizi de bilmekle ilgilidir.

Caner BACAK
Sınıf Öğretmeni

Teknolojiyle Sağlıklı İlişki Kurabilmenin Önemi

Teknoloji, çocukların hayatının doğal bir parçası hâline geldi. Tabletler, akıllı tahtalar, dijital uygulamalar ve çevrim içi içerikler artık sınıfın da evin de içinde. Ancak asıl soru şu: Çocuklar teknolojiyi kullanıyor mu, yoksa teknoloji çocukları mı yönetiyor? Bu noktada mesele, teknolojiyi yasaklamak değil; doğru ve dengeli kullanmayı öğretmektir.

Eğitimde doğru kullanılan teknoloji, öğrenmeyi destekleyen güçlü bir araçtır. Görsel ve işitsel içerikler, soyut kavramları somutlaştırır; etkileşimli uygulamalar öğrencinin derse katılımını artırır. Özellikle okuma, matematik ve problem çözme alanlarında kullanılan dijital materyaller, öğrencilerin kendi hızlarında ilerlemesine olanak tanır. Anında geri bildirim almaları, öğrenme motivasyonlarını güçlendirir. Ancak teknoloji, amaç değil araç olarak kullanıldığında anlam kazanır. Uzun süre ekran başında kalmak, dikkat süresini kısaltabilir. Hızlı tüketilen içerikler, sabırsızlığa ve yüzeysel öğrenmeye yol açabilir. Ayrıca kontrolsüz kullanım, çocukların sosyal ilişkilerini ve duygusal gelişimini de olumsuz etkileyebilir. Sınıfta ya da evde teknoloji kullanırken en önemli nokta, sınırların net olmasıdır. Ne zaman, ne kadar ve hangi amaçla kullanılacağı çocuklar tarafından bilinmelidir. Bir gün sınıfta bir etkinlik sırasında, öğrencilerden birine dijital bir uygulama WEB2.0 araçları üzerinden çalışma yaptırıyordum. Etkinlik bittiğinde öğrencim “Öğretmenim, bu oyun gibiydi ama çok şey öğrendim,” dedi. O an fark ettim ki, doğru seçilen bir dijital araç, öğrenmeyi gerçekten keyifli hâle getirebiliyor. Öğretmenin burada rolü, teknolojiyi sınıfa rastgele sokmak değil; öğrenme hedefiyle uyumlu hâle getirmektir. Teknolojiyle sağlıklı ilişki kuran çocuk, ekran dışında da üretmeye devam eder. Okur, yazar, oynar, düşünür. Dijital dünya ile gerçek dünya arasında denge kurmayı öğrenir. Bu denge, çocuklara anlatılarak değil; örnek olunarak kazandırılır. Öğretmen ve ebeveynin tutumu, çocuk için en güçlü rehberdir.

Teknoloji ne tamamen zararlıdır ne de tek başına kurtarıcıdır. Onu değerli kılan, nasıl ve ne için kullanıldığıdır. Öğrenme sürecini destekleyen teknolojik yenilikleri bilinçli kullandığımızda, çocuklar için büyük fırsatlar sunarız. Riskleri azaltmak, fırsatları artırmak ise bizim rehberliğimizle mümkündür. Çünkü teknoloji gelişir; ama çocuğun yönünü hâlâ öğretmen belirler.

Caner BACAK
Sınıf Öğretmeni

Sınava Hazırlanan Öğrenciler İçin Bedensel, Zihinsel ve Duygusal Refahın Önemi

Sınava hazırlık süreci, öğrenciler için yalnızca akademik bilgi edinme ve performans gösterme süreci değil; aynı zamanda bedensel, bilişsel ve duygusal pek çok faktörün bir arada yoğun biçimde kullanıldığı çok boyutlu bir süreçtir. Bu süreçte başarıyı belirleyen unsurlar, yalnızca ders çalışma süresi ya da akademik yeterlilik olmayıp öğrencinin fizyolojik sağlığı, bilişsel işlevselliği ve duygusal dengesi; bilgiyi kalıcı hale getirebilme, motivasyonun sürekliliğini koruma ve sınav performansı üzerinde doğrudan etkilidir. Öğrencinin tüm bu alanlarda gelişimini destekleme de öğretmenlerin ve ebeveynlerinin önemi asla yadsınamaz. Bu nedenle süreç boyunca aile–okul–öğrenci işbirliğini güçlendirmek en kıymetli adımlardan biridir.

  • Öğrenmenin Fiziksel Temeli

Bedensel refah, öğrencinin sağlıklı bir beden yapısını koruması ve sürdürmesi anlamına gelir. Beynin etkin çalışabilmesi, doğrudan fiziksel sağlıkla ilişkilidir.

Uyku düzeni, öğrenme ve hafıza süreçlerinde kritik bir rol oynar. Yetersiz uyku; dikkat dağınıklığı, öğrenilen bilgilerin kalıcı olmaması ve duygusal hassasiyetin artmasıyla ilişkilidir. Sınav dönemlerinde geç saatlere kadar ders çalışmak kısa vadede faydalı gibi görünse de uzun vadede akademik performansı olumsuz etkileyebilmektedir. Uykuyu almamış, yorgun bir zihin odaklanmada güçlük çekecek, öğrenme süreci zorlanacaktır.

Beslenme alışkanlıkları, öğrencinin enerji düzeyini ve bilişsel dayanıklılığını belirler. Beyin sınava hazırlık sürecinde daime aktif haldedir; odaklanır, öğrenir, ezber yapar… Dengeli ve düzenli öğünler, beyin dostu besinler tüketim, yeterli protein, kompleks karbonhidratlar ve sağlıklı yağlar; zihinsel performansı destekler. Aşırı kafein kaygıyı artırabilir ve çarpıntıya sebebiyet verebilir, aşırı şeker tüketimi anlık olarak enerjiyi yükseltiyor gibi görünse de ardından keskin bir düşüşe neden olur, aşırı yağlı besinler ise rahatsızlık yaratabilir.

Fiziksel aktiviteler ve egzersizler, stres düzeyini azaltan en etkili doğal yöntemlerden biridir. Düzenli yürüyüş, spor ya da basit egzersizler; hem bedensel sağlığı korur hem de sınav sürecinde zihinsel rahatlama sağlar. Ders çalışırken verilen molalarda da bedeni harekete geçirmek, ufak egzersizler yapmak zihni dinlendirmek ve motivasyonu artırmada oldukça etkilidir.

  • Etkili Öğrenmenin Anahtarı

Zihinsel refah; dikkat, odaklanma, problem çözme ve bilişsel esneklik gibi zihinsel süreçlerin sağlıklı işlemesini ifade eder. Sınava hazırlık sürecinde öğrenciler çoğu zaman zihinsel yorgunluk, motivasyon kaybı ve tükenmişlik yaşayabilirler.

Dikkat ve odaklanma becerileri, uzun süreli ve verimli çalışmanın temelidir. Plansız ve düzensiz çalışma, zihinsel dağınıklığı artırır. Bu nedenle çalışma sürelerinin ve içeriğinin gerçekçi planlanması ve molalarla desteklenmesi önemlidir. Burada Pomodoro Tekniğinden yararlanmak etkili olacaktır. Ayrıca ders çalışma süresi içinde neler yapılacağını planlamak ve netleştirmekte hem erteleme davranışı önleyecek hem de motive edecektir. Ne çalışacağını bilmeden, ne kadar çalışacağını bilmeden atılan adımlar belirsizlikle birlikte motivasyonu düşürmektedir.

Zihinsel dayanıklılık, öğrencinin zorlanmalar karşısında vazgeçmeden devam edebilme becerisidir. Yanlış yapılan denemeler ya da beklenen sonuçların alınamaması, sürecin doğal bir parçasıdır. Bu noktada öğrencinin başarısızlığı bir “sonuç” değil, bir “geri bildirim” olarak değerlendirmesi zihinsel refahı korur. Hatalar öğrenci için bir uyarı sinyalidir. ‘Biraz daha çalışmalısın.’ Hatanın ardından pes etmeden koşan, nerede, neden ve nasıl hata yaptığını analiz eden, geliştirmek adına çaba gösteren başarıya daha çok yaklaşacaktır. Ayrıca öğrencinin kendi sürecine yönelik farkındalık oluşturması, kendisine “Nasıl daha iyi öğreniyorum?”, “Hangi derslerde hangi yöntemler bana uygun?” gibi sorular sorup cevabını araması öğrencinin öğrenme sorumluluğunu artıracak olup motivasyonu arttıracaktır.

  • Sınav Kaygısını Anlamak ve Yönetmek

Duygusal refah, öğrencinin duygularını tanıması, ifade edebilmesi ve düzenleyebilmesi anlamına gelir. Sınav süreci, öğrencilerde kaygı, korku, yetersizlik hissi ve başarısızlık endişesi gibi yoğun duygulara yol açabilir.

Sınav kaygısı, belirli bir düzeye kadar motivasyonu artırabilir; ancak aşırı düzeyde olduğunda dikkat, hafıza ve performansı olumsuz etkiler. Bu nedenle kaygının bastırılması değil, anlaşılması ve yönetilmesi hedeflenmelidir. Kaygı anında dikkati olumlu yönde dağıtabilecek, zihnin farklı yöne odaklanmasını sağlayarak kaygı düzeyini düşürmeye destekçi olacak nefes egzersizi ve otojenik gevşeme egzersizlerine başvurmak faydalı olacaktır.

Öz-şefkat, öğrencinin kendisine karşı anlayışlı ve destekleyici bir tutum geliştirmesidir. Hata yapmanın öğrenme sürecinin doğal bir parçası olduğunu kabul eden öğrenciler, duygusal olarak daha dayanıklı olurlar.

Sosyal destek, duygusal refahın en güçlü kaynaklarından biridir. Aile içinde güvenli bir iletişim ortamı, öğrencinin duygularını rahatça ifade edebilmesini sağlar. “Elinden geleni yapman yeterli” mesajı, öğrencinin kaygısını azaltan temel bir koruyucu unsurdur.

  • Fizyolojik, bilişsel ve duygusal refahı sağlamak adına sınav sürecini yalnızca sonuç odaklı değil, gelişim odaklı değerlendirmek gerekir.
  • Çalışma kadar dinlenmenin ve sosyal yaşamın da sürecin bir parçası olmasına özen gösterin.
  • Öğrencinin duygularını küçümsemeden dinleyin, çözümden önce anlaşıldığını hissetmesini sağlayın.

Sınava hazırlık süreci, öğrencinin akademik bilgisinin yanı sıra bedensel, zihinsel ve duygusal kaynaklarının da sınandığı bir dönemdir. Bu üç alanın dengeli biçimde desteklenmesi, yalnızca sınav başarısını değil; öğrencinin yaşam boyu öğrenme becerilerini ve psikolojik sağlamlığını da güçlendirir.  Bu bağlamda sınava hazırlanan çocuğu bulunan ebeveynlerin Doğan Cüceloğlu’nun ‘Geliştiren Anne-Baba’ isimli kitabını okumalarını öneririm.

İrem ÖĞÜT KOÇ
PDR Öğretmeni

Yöneticilerimizin Tatil Mesajları…

“Sevgili Öğrencilerimiz,

Kısa bir mola veriyoruz, merak ve hayaller ise tatilde de sizinle… Yarıyıl tatilini dinlenerek, keşfederek ve içinizi mutlu eden anılar biriktirerek geçirin. Dönüşte anlatacak çok hikâyeniz olsun. Güzel bir tatil sizi bekliyor.

İyi tatiller.”

Mehmet AYDIN

Başakşehir Kampüs Müdürü

“Bir kitabın sayfasında kendinize rastlayın, bir sokak köşesinde merak duygunuzu yakalayın, bir sohbetin içinde kelimelerin gücünü fark edin; çünkü bilgi okulda öğrenilir ama insan hayatın içinde büyür.”

Sidal DÜNDAR

Başakşehir Kampüsü Okul Öncesi ve İlkokul Müdürü

“Bir dönemi daha emekle, merakla ve öğrenme heyecanıyla tamamladık. Öğrendiklerimizi hayatla buluşturduğumuz, okudukça ufkumuzu genişlettiğimiz, merakımızı canlı tuttuğumuz bir tatil diliyorum. Yeni döneme zihnen ve kalben güçlenmiş olarak buluşmak dileğiyle.”

Tuğba YAPICI

Başakşehir Kampüsü Ortaokul ve Lise Müdürü

“Sevgili öğrencilerimiz,

Bu tatil sürecini verimli değerlendirmeniz, hem zihinsel hem de fiziksel olarak dinlenmeniz için önemli bir fırsattır. Tatil, sadece dinlenmek değil, aynı zamanda kendinizi geliştirmeniz için bir imkândır. Kitap okumaya zaman ayırarak, sanatsal ve sportif etkinliklerle ilgilenerek, ailenizle ve sevdiklerinizle kaliteli vakit geçirerek bu süreci en iyi şekilde değerlendirebilirsiniz.”

Bilal ÇINAR

Etimesgut Kampüsü Okul Öncesi, İlkokul ve Ortaokul Müdürü

“Sevgili Öğrencilerimiz;

Başarılı bir eğitim öğretim dönemini tamamladınız hepinizi tebrik ediyorum.

Şimdi dinlenme, sevdiklerinize vakit ayırma, kitap okuma ve yeni yerler keşfetme zamanı…

Yeni dönemde coşkuyla buluşmak üzere iyi tatiler.”

Özgür ERGÜL

Etimesgut Kampüsü Lise Müdürü

“Tatil; dinlenmek kadar keşfetmek, eğlenmek kadar düşünmek, durmak kadar hayal kurmak için de güzel bir fırsattır. Kitaplarla yeni dünyalara yolculuk etmeyi, doğayı gözlemlemeyi, sevdiklerinizle kaliteli zaman geçirmeyi ve içinizdeki merakı canlı tutmayı unutmayın. Birlikte emek verdiğimiz bu eğitim döneminin ardından, dünyamızı aydınlatan çocuklarımızın tatili en güzel şekilde değerlendireceğine yürekten inanıyorum. Değerli velilerimize destekleri için, kıymetli öğretmenlerimize ise çocuklarımızın ışığını büyüten emekleri için teşekkür ederim. Tüm öğrencilerimize sağlıkla, neşeyle ve keşifle dolu bir tatil diliyorum; ışığınız hiç sönmesin. Sevgilerimle…”

İnci UYSAL

Florya Kampüsü Okul Müdürü

“Sevgili Öğrencilerim,

Yarıyıl tatilini; ilgi alanlarınıza yönelik okumalar ve araştırmalar yaparak, ailenizle nitelikli vakit geçirerek, müze ziyaretleri, kültürel ve sanatsal etkinlikler ile spor ve aktivitelerde yer alarak değerlendirmenizi öneriyorum. Dinlenme ve öğrenmeyi öğrenme süreçleriyle dengeli biçimde harmanlamak; düşünme, sorgulama ve problem çözme gibi bilişsel becerilerinizi güçlendirecek, akademik ve kişisel gelişiminize önemli katkılar sağlayacaktır.

İyi tatiller diliyorum.”

Akın KÖKDEMİR

Maltepe Kampüs Müdürü

“Sevgili Öğrencim,
Yoğun bir dönemi geride bıraktın. Tatilde bol bol dinlen, keyif aldığın şeylere zaman ayır. Yeni dönemde sizleri daha enerjik ve daha motive bir şekilde görmek istiyorum. Tatilin tadını çıkar! Dinlenmeyi, eğlenmeyi ve kendine zaman ayırmayı unutma. Tatilde dinlenirken öğrendiklerini unutmamaya da özen göster. Kendine iyi bak, güzel bir tatil geçir. Yeni dönemde daha güzel başarılarla buluşmak dileğiyle.

İyi tatiller. Başarılarının devamını diliyorum.”

Mehmet TAŞKALE

Maltepe Kampüsü Ortaokul ve Lise Müdürü

“Sevgili Çocuklar,

Yoğun ve güzel geçen bir yarıyılı tamamladınız. Bu süre boyunca gösterdiğiniz çaba ve öğrenme isteğiniz bizleri çok mutlu etti. Şimdi dinlenme zamanı! Yarıyıl tatilinde bol bol oyun oynamanızı, sevdiklerinizle vakit geçirmenizi diliyorum. Eğlenirken dinlenmeyi ve yeni döneme enerji toplamayı unutmayın.

Hepinize mutlu ve neşeli bir yarıyıl tatili diliyorum.”

Pelin YÜCEL

Maltepe Kampüsü Okul Öncesi ve 1. Sınıflar  Müdür Yardımcısı

“Sevgili Çocuklar,

Geride bıraktığımız yarıyıl döneminde gösterdiğiniz azim, merak ve öğrenme isteği için her birinizi gönülden tebrik ediyorum. Tatil; dinlenmenin yanı sıra yeni şeyler keşfetmek ve kendinize zaman ayırmak için çok değerli bir fırsattır. Kitaplarla, doğayla ve sevdiklerinizle iç içe, keyifli ve ilham dolu günler geçirmenizi diliyorum. Yeni dönemde yine aynı heyecan ve umutla bir araya gelmek dileğiyle, iyi tatiller.”

Dilek KÜÇÜKBAŞ

Maltepe Kampüsü 2, 3, ve 4. Sınıflar  Müdür Yardımcısı

“Sevgili Öğrencilerimiz,

Yoğun geçen bir dönemi daha geride bırakırken kısa bir ara vermek, hem bedenimiz hem zihnimiz için çok kıymetli. Arada kalmak bazen durmak gibi görünür ama aslında güç toplamak, düşünmek ve yenilenmek için verilen en önemli zamandır.

Özellikle 8. sınıf öğrencilerimiz için bu tatil, LGS yolculuğunda küçük ama çok değerli bir mola. Unutmayın; başarı, sadece çok çalışmakla değil, doğru zamanda dinlenebilmeyi bilmekle de gelir. Kendinize vakit ayırın, uyuyun, sevdiklerinizle zaman geçirin ve zihninizi biraz boşaltın. Döndüğümüzde daha net düşünen, daha odaklı bir sizinle devam edeceğiz.

Hepinize keyifli, sağlıklı ve size iyi gelecek bir ara tatil diliyorum.

Yeni döneme birlikte, daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz.”

Ebru ÖZSAYGILI

Maltepe Kampüsü Ortaokul Müdür Yardımcısı

“Sevgili Çocuklar,

Tatil; dinlenmenin, keşfetmenin ve hayal kurmanın en güzel zamanıdır. Kitaplarla, doğayla ve sevdiklerinizle dolu; merakınızı canlı tutan bir tatil geçirmenizi diliyoruz. Unutmayın, siz dünyamızı aydınlatan en güçlü ışıksınız.”

Serkan KARA

Maltepe Kampüsü Lise Müdür Yardımcısı